Günümüzde internetten satış yapmak isteyen girişimcinin aklında tek bir soru vardır; Pazaryerinde satış yapmak mantıklı mı, e-ticaret komisyon oranları nasıl, pazaryeri tuzakları ve avantajları nelerdir? Yoksa bu platformlar esnafı kendi dükkanında çırak mı yapıyor?
Bugün e-ticaret platformlarında online mağaza açmak büyük bir hız kazandı. Hepimizin telefonunda e-ticaret uygulamaları var. Hani şu her köşe başında reklamını gördüğümüz, logoları gözümüzün içine sokulan dev siteler.
İlk yıllarda ne güzel gelmişti gözümüze değil mi? “Anadolu’daki küçük esnafı dünyaya açıyoruz; üreticiyi, kadın girişimcileri ve KOBİ’leri destekliyoruz” sloganlarıyla herkesi çektiler bu dev ekosisteme.
Esnaf da internetten iş yapma hevesiyle bu dalgaya katıldı. Ama zaman geçtikçe kazın ayağı değişti. Çünkü esnafı kendi dükkanında çırak yapan çarklar dönmeye başladı.
Pazaryeri komisyon oranları nedir, esnafı nasıl etkiler?
Eskiden adalet vardı. Malın kaliteliyse, müşteriye iyi hizmet veriyorsan, dürüstsen bir şekilde öne çıkardın. Şimdi dev sitelerdeki sistem bakın neye dönüştü:
”Her satışta %20 komisyonu ver, yetmez!
Kargo parasını yüklen, yetmez!
Kargo kaybolur veya sorun çıkarsa ben paranı müşteriye iade ederim, sen zararını git kargoyla çöz. Bir de bana arama sonuçlarında yukarı çıkmak için reklam bütçesi yedir. Seni rakip satıcıların arasında yukarı taşıyacağım.
Rekabet etmek için malı zararına sat, fiyatı biraz şişir, üstü çizili rakamla %50 indirim yap. Eğer satışı başarıyla kapattıysan, ben gıdım gıdım kesinti yaptıktan sonra sana 30 gün vadeli ödeme yapacağım.
Paraya sıkışıp erken ödeme talep edersen, ona da ek kesinti uygularız.”
Yani gördüğünüz gibi, odak nokta bir şekilde sirkülasyon olsun ve mümkün olduğunca kargo çıkışı sağlansın. İadelerden bile kargo firmaları kazansın.
Alın teri döktüğün malı satabilmek için, dev platformlara reklam bütçesi yedirmek zorundasın. Eğer parayı bayılmazsan, seni arama sonuçlarının arkasına, kimsenin uğramadığı karanlık sokaklara fırlatıveriyorlar.
Arkadan da fiyatta intihar eden, kaliteden çalan birileri gelir, yıllarca verdiğin emeği iki dakikada harcar. Çünkü devlerin umurunda olan senin kaliten değil, kasaya giren komisyonun hacmi.
Pazaryerinde Satış Yapmanın Riskleri ve Acı Gerçekler
Fiyattan kırpıp çok satarak sizin emeğinizin önüne geçenlerin kendi ömrü de uzun sürmüyor. Sistem doğrudan onun sırtından besleniyor.
Bir çok işletme, ancak muhasebeci uyarısı ile zarar ettiklerini anladıklarında zaten tedarikçiye veya devlete vergi bazında borçlanmış oluyor.
Ayrıca platformlarda ekranı kaplayan gereksiz reklamlar ve ürün bilgilerinin dip köşelerde bulunması tüketicinin detayları görememesine, dolayısıyla yanlış mal alıp iade etmesine yol açıyor.
İadeler, dijital pazarda var olmaya çalışan girişimci için ciddi kriz oluştururken, dev e-ticaret sitelerine sorun olmuyor. Çünkü tüketicinin ödeme yapmasından iade süreci oluşturup parayı geri almasına kadar geçen süreçte para havuzda işliyor.
Müşteri Senin mi, Platformun mu?
Pazaryeri E-ticaret devleriyle çalışan esnafın karşılaştığı en ilginç taraf ne biliyor musunuz? Mal sattığınız müşterinin bilgilerinin sizden gizlenmesi.
Güya müşteriyle samimi olursun;
“Abi bak benim internette kendi dükkanım var, bir dahakine doğrudan benden al, hem sana daha ucuza gelir hem bana komisyon yükü olmaz” demeyesin diye!
Seni kendi müşterine yabancılaştırıyorlar. Seni, sadece arkadaki depo bandında çalışan figürana dönüştürmek istiyorlar. Bu durum, Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) adı altında yapılıyor.
O halde neden müşteri bilgilerini satıcıya gizlerken, satıcının bilgilerini işleyerek ona sürekli agresif reklamlar ve kampanya yap bildirimleri gönderiyorsun?
İşte online ticarete adım atan esnafın tüm bu detayları iyi analiz etmesi gerek. Pazaryerinde satış yapmak mantıklı mı sorusunu enine boyuna düşünmesi şart.
İnternetten satış yapmanın riski; elinde kahve kupasıyla takım elbiseli gülen adamların plaza diliyle konuşurken poz vermesine benzemiyor.
E Ticarette Sistemin Efendisi Olmak, Hakkını Korumak
Pazaryerinde satış yapmak mantıklı mı? diye düşünüyorsanız, devlerin sofrasında sadece kırıntılarla yetinmeyeceksin.
Eskiden kendi siteni kurmanın çok mantıksız olduğunu düşünürdük. Çünkü; ”insanlar güvenilir otorite markalardan alışveriş yapar. Neden satıcının kendisini tercih etsin ki” derdik.
Bunu tüm blog yazılarımı tek tek okuyunca zaten daha iyi anlayacaksınız. Bugün internet çağında esnafın yapacağı en akıllıca hamle, devlerin gölgesinden çıkıp kendi dijital kalesini inşa etmektir.
Yani bir nevi 20 yıl önceki geleneksel esnaflık ruhuna geri dönmek!
Evet, kendi web siteni açmak, onu büyütmek, insanlara orayı duyurmak kolay iş değil. Emek ister ve marka bilinirliği ile hazır müşteri kitlesi gerektirir. Ancak günün sonunda kendi mülkünden yaptığın satış özgürlüğündür.
Çünkü arada komisyoncu yok, tepende “şunu yapmazsan puanını düşürürüm” diyen algoritma kırbacı da yok. Tıpkı eski günlerdeki gibi helalinden ticaret dönüyor.
Uzun lafın kısası; Pazaryeri e-ticaret sitelerinde yer almak vitrini süsleyebilir ama içindeki cevher her zaman esnafın alın teridir.
Peki siz ne düşünüyorsunuz? Günümüz şartlarında pazaryerinde satış yapmak mantıklı mı, yoksa esnafı tamamen yutan bir sistem mi?
Benzer Yazı Serim:
- E ticarette zor müşteri yönetimi
- İnternetten Alışveriş yapmanın raconu
- İnternetten satış yapmaya yeni başlayanların yaptığı ölümcül hatalar
- E ticarete ilk nereden başlamam lazım?
- Yapay Zekanın ileride Meslekler üzerinde etkileri
- E ticaret Hakkında herşey
- Pazaryerinde satış zor mu, E ticaret siteleri esnafın dostu mu

Bir Cevap Yazın