E-ticarete girip İnternetten satışa nereden başlamalı? diye soruyorsanız önünüze 3 yol ayrımı çıkacak. Pazaryerinde satış yapmak mı, Facebook veya Istagram mı, yoksa kendi siteni kurmak mı?

Şimdi gelin bu 3 mecrayı mahalle kültüründe size detaylıca anlatayım. Böylece hangisini hangi aşamada tercih edeceğinize karar verin.

1 İnternetten Satışa Pazaryeri Siteleri ile Başlamak

İnternetten satışa nereden başlamalı? sorusunda öncelikle dev platformları ele alalım. Pazaryeri şehrin en kalabalık AVM’sinin koridorunda, yürüyen merdivenin hemen altında dükkan açmaya benzer.

Tatlı Tarafı: İçeride yüzlerce insan geziyor. Dükkana müşteri geçmesi için çabaya gerek yok, müşteri zaten orada. Üstelik kargo anlaşması, ödeme sistemi ve yazılım altyapılarıyla uğraşma derdin de olmaz.

Acı Tarafı: Yönetim tependen ayrılmaz. Listelediğin ürün fiyatının beşte birini komisyon alır. Yan standa senin aynı ürününü satan 30 tane adam dizer.

Öne çıkmak için reklam çakmak zorunda kalırsın. Kargoyu 1 gün geciktirsen “Kurallara uymadın” der ve seni arka sayfalara iter. Toparlanmak için yine reklam vermen gerekir.

Pazaryerinde sistemi onlar yönetir, kuralları kendileri belirler ve sözleşmeyi diledikleri şekilde istedikleri zaman değiştirirler.

Tüm bunlara rağmen sürekli bir eksik vardır. Müşteri olsun, satıcı olsun, kendini dev bir dijital karmaşanın içinde bulur.

Trendyol, Hepsiburada gibi siteler kısıtlı termin sunar. Tekstil başta olmak üzere, standart özelliğe sahip hazır ürünlerin satışı için idealdir.

N11, Çiçeksepeti, Pazarama gibi platformlar ise; kişisel üretime kadar daha geniş yelpazede satışa uygundur. Çünkü termin süresini satacağı ürünün içeriğine göre mağazalar belirler.

Bu kısma E-ticarete yeni başlayanların sık yaptığı hatalar bölümünde daha detylı yer vereceğim.

2. İnternetten Satışa Nereden Başlamalı: Facebook, Instagram Hakkında

“Ben öyle şirket kurmakla, altyapıyla uğraşamam, Instagram’dan DM yoluyla satarım” derseniz bu da akşam işlek sahilde seyyar tezgah çekmeye benzer.

Tatlı Tarafı: Kira yok, stopaj yok, komisyon yok. Görseli yükle, müşteriyle doğrudan samimi muhabbet kur, parayı hesaba iste, malı gönder. Sıfır maliyetle piyasayı koklamak için birebir.

Acı Tarafı: Güven meselesi sakattır. Müşteri “Kargodan hıyar mı çıkacak, dolandırıcı mı” diye hep tetiktedir. En önemlisi, zabıta (yani devletin vergi dairesi) er ya da geç tezgahın başına çöker. Faturasız, vergisiz satış suçtur ve cezası vardır.

Olay bununla bitmiyor. Sürekli sosyal medyada reklam çakmak zorundasın. Trafiğin neredeyse tamamen reklamdan gelir.

Üstelik yine web alanına ihtiyaç duyulur ve sosyal medya kullanıcısı tembel olduğu için yönlendirmeleri takip ederek sitene girmesi nadirdir.

İşte bu sebeple reklamınız kimin önüne düşerse yorumlarda sürekli ‘’fiyat ne’’ gibi sorularla karşılaşırsınız. İletişim kurup sizi yoran kitlenin çoğu gerçek müşteri değildir ve zamanınızı harcar.

Eğer sosyal medyayla ilgilenemiyorsanız bunu yönetecek zamanınız veya ekibiniz olmalı. Aksi halde enerjinizi emer. Çünkü İnternet satışında müşteri yönetimi zordur.

3. İnternetten satışa Kendi Dijital Kaleni Kurmak

İnternetten satışa nereden başlamalı konusunda asıl önemli yere geldik. Kendi siteni kurmak tapusu, anahtarı tamamen senin olan, mahalle arasında tabelası fiyakalı dükkandır.

Tatlı Tarafı: Tepende algoritma kırbacı sallayan yok, rakip satıcılarla yan yana dizili değilsin. Stoğunda mavi rengi yok diye ona tıklayan müşteri hemen yandaki satıcının varyantına aktarılmaz.

Satış kaçırma riski oldukça azdır. Siteye giren bir müşteri er geç tekrar gelerek alışverişi kapatır.

Acı Tarafı: İlk üç beş ay içeri hiç kimse girmez. Çünkü dağın başındasındır, insanların dükkanın orada olduğunu öğrenmesi gerekir. Google’nin seni ziyaret ederek tanıması şart. Pazaryerinde satış yapmak gibi hazır müşteri kitlesine sahip değilsin.

Öncelikle kanallarında biraz pişip kendini tanıtmış olmak işi hızlandırır. Eğer hazır müşteri kitlen yoksa, kendi sitende yerleşmek ciddi sabır ve zaman ister. Çünkü buradaki en önemli kural marka bilinirliğidir.

İnternetten Satışa Nereden Başlamalı? Altın Reçetem

Eğer bütçen çok kısıtlıysa ve “Ben önce bir malımı test edeyim” diyorsan, işe sosyal medyada yasal altyapını kurarak (şahıs şirketi açıp, fatura keserek) ufaktan başla.

Daha dengeli ve kalıcı zemin kurmak istiyorsan pazaryeri sitelerde mağaza açarak işe başla. Çünkü marka bilinirliğini güçlendirmek ve sıralama elde etmek için şart.

Üstelik internetten satış yapmak için online mağaza açtığında, sana gelen yorumlar marka sadakati taşıyacaktır. Bunların yeterli olgunluğa ulaşması birkaç yılını alabilir.

Ama “Ben bu işte kalıcıyım, markamı büyüteceğim” diyorsan; pazaryerinin hazır müşteri trafiğini bir reklam aracı gibi kullanırken, aynı anda kendi dijital kaleni (kendi siteni) inşa edeceksin.

Pazaryerinden gelen müşterinin kargosunun içine kendi sitenin broşürünü, kartını atıp yavaş yavaş dükkanına çekeceksin. İnternetten satış yapmak için nereden başlamalı diye düşünen akıllı esnaf, tüm yumurtaları dev e ticaret sitelerinin sepetine koymaz!

Benzer Yazılarım

Online mağaza açma üzerine diğer yazılarımı İnternetten satış rehberi kategorisinden inceleyin.


Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

Popüler

Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin