Dağcılık tehlikeli mi, yoksa ruhu eğiten disiplin mi? Şehir hayatına alışmış birine dağcılığı anlatırsanız vereceği cevap; “Dağcılık akıl işi değil, o bir delilik!” olacaktır. Peki dağcılık gerçekten delilik mi, yoka özgürlük mü?

Açıkçası kendi ailem bile destek olmadı ve önüme sert duvarlar ördü. Kendilerine göre haksız sayılmazlardı. Çünkü dışarıdan bakıldığında, hayatın gereksiz riske atıldığı ekstrem uğraş gibi görünür dağcılık.

Çünkü nefes nefese tırmanılan dik kulvarlar, ağır kamp yükü, buzul çatlakları, korniş ve balkon tehlikeleri vardır. Sürekli kopan kaya parçalarına maruz kalınır. Fırtınaya yakalanmış çadırda saatlerce veya günler süren bekleyiş yaşanır. Ayaklarımız yara içinde kalır, eller ve dudaklar çatlar.

Gelin isterseniz “Dağcılık tehlikeli mi?” sorusunun arkasındaki asıl gerçekleri hem teknik, hem felsefi boyutuyla konuşalım.

Dağcılıkta Tehlike ve Risk Arasındaki İnce Çizgi

Dağcılıkta tehlike sabittir ve doğanın kaçınılmaz parçasıdır. Çığ düşmesi, ani hava değişimi, kaya ve taş düşmesi… Bunlar dağın kendi kurallarıdır ve siz orada olsanız da olmasanız da sürekli gerçekleşirler.

Risk ise; dağcının o tehlikenin içine ne kadar hazırlıksız girdiğidir. Usta dağcı tehlikeyi sıfırlayamayacağını bilir. Dağcıların asıl işi, riski doğru yönetmektir.

Doğru malzeme kullanımı, koşullara uygun rota seçimi, hava durumunu takip ve kendi sınırlarını bilme disiplini riskleri yönetilebilir hale getirir. Dağcılık kumar değil, her adımı ince ince hesaplanmış satranç oyunudur.

Saha Vakam;

Erciyes Dağı’na bugüne kadar 70’den fazla tırmanışa katıldım. Ancak sadece 6 kere zirvesine ulaştım. Çünkü her gidişimde ya hava patladı ya ben veya ekipten biri rahatsızlandı. Kimi zamanda çığ riski sebebiyle tırmanışı yarıda kestik.

Hatta bir tırmanışımızda ekipteki arkadaşımızın eldiveni rüzgarda uçunca hepimiz tırmanışı iptal edip geri döndük.

Arkadaşımıza; “Sen kampa in, biz zirve yapıp geleceğiz” demedik.

Dağcılık Kazaları Nasıl ve Neden Olur?

Dağda teknik olarak karlı ve buzlu rotalarda yer alan balkon, korniş ve buzul çatlakları en büyük tehlike kaynaklarıdır. Yoğun kar kütlesinin bulunduğu dönemlerde çığ riski sürekli pusudadır.

Çarşaklı (hareketli taşlık) geçişlerinde ise, yukarıdan gelen taş ve kaya parçaları hayati risk oluşturur. Taş düşmesi özellikle kalabalık tırmanış gruplarında çok daha tehlikeli hale gelir. Bu yüzden kalabalık ekiple hareketli taşlık geçişlerinden çok korkarım.

Neden?

  • Ekipte yüksekte bulunan kişilerin ayağından kayan küçük bir taş parçası, yerçekiminin etkisiyle mermi hızında ivme kazanır.
  • Bu küçük taş, aşağı doğru yuvarlanırken kendisinden çok daha büyük kaya kütlelerini yerinden sökebilir.
  • Eğer 10 kişiden daha kalabalık bir ekiple tırmanıyorsanız, gözünüz sadece adım attığınız yerde olmamalı ve sürekli yukarıdan gelen taşları gözlemlemek zorundasınız.

Dağcılık Kazaları Neden Zirvede Değil, İnişlerde Yaşanır?

Evet, dağcılık kazaları aslında zirveye tırmanırken değil, daha çok iniş yolunda gerçekleşir. Bunun temel sebepleri;

Zirve Sarhoşluğu ve Rehavet: Zirveye ulaşmanın verdiği rahatlama ve boşvermişlik hissiyle dikkat dağınıklığı.

Hatalı Rota Seçimi: Kamp alanına daha kestirme varmak için sabırsızlanan dağcı, rotayı değiştirerek çığ veya kaya düşme riski yüksek olan güzergahlara girebilir.

Dağ Uykusu ve Hipotermi: Özellikle yüksek irtifada aklimatizasyon (uyum) eksikliği varsa, insan zihni orada mantıklı karar veremez. Tahammül edilmez baş ağrısı ve halsizlikle birlikte uyku bastırır.

Sırt çantasıyla yürürken gözleriniz kapanır. Bulunduğunuz yere çöküp dinlenmek istersiniz; gözünüz kapandığı an derin bir uykuya dalarsınız. Eğer ekipte size müdahale eden yoksa en kötü hipotermi ve ölümle sonuçlanabilir.

Korkuyu Korkuluk Yapmak: Dağcılıkta Ego ve Kibirle Savaş

“Ben dağda hiç korkmam, tek başıma zirve yaparım” diyenden hızla uzaklaşın! Çünkü dağcılıkta en büyük tehlike aslında kibir ve egodur.

Korku ve sınırlarını bilmek insanı hayatta tutan rehberdir. Dağcılık, korkuyu yok etmekle değil, evcilleştirmekle ilgilenir. Attığınız her adımda korku duyularınızı keskinleştirir.

  • Emniyet kemerinizin tokasını üç kez kontrol ettirir,
  • İpteki düğüme daha dikkatli bakmanızı sağlar,
  • Kazmayı doğru tutmayı ve kramponu ayağınıza kusursuz takmayı öğretir.
  • Ego, kibir ve bencilliği törpüler

Dağcılık bu yüzden tehlikeli bir macera değildir. Aksine rehber ve dağın kurallarına biat etmeyi gerektiren tutkudur. Öz disiplindir.

İnsan Neden Dağa Çıkar?

Çevremde hep bu soruyu soran insanlarla karşılaştım. Nefret ettiğim soruyu kendi yazımda burada ara başlık olarak kullanmak zorunda kalıyorum.

”Dağcılık tehlikeli değil mi, İnsan Neden Dağa Çıkar?”

George Mallory’ye “Neden Everest’e tırmanmak istiyorsun?” diye sorduklarında şu tarihi cevabı vermişti: “Çünkü orada duruyor.” Bu yanıt aslında öyle çok derin bir felsefeyi barındırır ki.

Çünkü insan, şehirdeki sahte güvenlik çemberinin içinde köreldiğini hisseder. Dağa çıktığında doğaya meydan okumaz. Aksine doğanın büyüklüğü karşısında ne kadar küçük ve aciz olduğunu anlar.

Yaşama saygı duymayı bilir. Doğayı anlamayı, zorlukları öğrenmeyi ve sahip olduğu imkanları daha iyi görerek şükretmeyi öğrenir.

Son Söz: En İyi Dağcı, Evine Dönebilen Dağcıdır

Eğer altyapınız sağlamsa, malzemenize güveniyorsanız, egonuzu şehirde bırakıp dağın kurallarına biat etmeyi biliyorsanız dağcılık tehlikeli değildir. Üstelik insan ruhu için dünyanın en öğretici okuludur.

Çünkü dağcılıkta büyük başarı sadece zirveye ulaşmak değil; sevdiklerinizin yanına sağ salim dönebilmektir. Merak eden sevdiklerinize yaşadığınız dağ maceralarınızı doya doya anlatmaktır.

Dağcılıkta sizin gerçek zirveniz, kendi sağlığınızla çıkabildiğiniz yerdir. Zirve tırmanışı asla tek yapılmaz. Ekip en az 3, en fazla 15 kişi olmalıdır.

Yazar Notu: Bu makale, dağ tırmanışlarımda kişisel saha deneyimi ve gözlemlerim doğrultusunda kaleme alınmıştır. Teknikten ziyade felsefesine ağırlık verilmiştir.

Dağcılık ve Outdoor kategorisinde tüm içeriklere göz atabilirsiniz.


Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

Popüler

Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin