Yüksek İrtifa Hastalığı (Acute Mountain Sickness – AMS), vücudumuzun yükseğe çıktıkça düşen atmosfer basıncına ve azalan oksijene yeterince uyum sağlayamaması sonucu ortaya çıkar.

Dağcılık yaparken zirve tırmanışlarında sıkça karşılaşılır ve ciddi baş ağrısı ile kendini belli eder. Dağlar uzaktan bakıldığında büyüleyici bir tablo gibidir, ancak bünyeniz hazırlıklı değilse yüksek irtifa çarpması (Dağ sarhoşluğu) dediğimiz tablo olacaktır.

İster amatör doğasever olun, ister sınırları zorlayan deneyimli dağcı; Yüksek irtifaya çıkarken vücudunuzda nelerin değiştiğini bilmek zirve yapmaktan daha önemlidir.

Yüksek İrtifada Bizi Ne Bekliyor? Dağda Baş Ağrısı Neden Olur?

Ağaç sınırının üstünde kalan, alpin çayır dediğimiz bölge ‘yüksek irtifa’ olarak kabul edilir. Ekvator ve kutuplara doğru farklılık gösterse de, Türkiye enleminde deniz seviyesinden ortalama 2500 metre yükseklikteki rakımda başlar.

Yukarı doğru tırmandıkça havadaki oksijen (%21) sabit kalsa da, atmosfer basıncı düşer. Soluduğumuz havadaki oksijen moleküllerinin seyrekleşmesine neden olur. Bunun sonucu her nefeste ciğerlere giren oksijen miktarı azalır.

Bünye ayak uydurmak için adaptasyon (aklimatizasyon) sürecine girer. Nabız hızlanır, solunum derinleşir. Fakat ani değişime uyum sağlayamayan vücut kısa sürede denge kaybı yaşar.

Dağ Tırmanışında Yaşadığım Baş Ağrıları: Saha Vakam

Bir faaliyette Erciyes kış tırmanışına yeterince sıvı tüketmeden çıkmıştım. Bir süre sonra öyle felaket baş ağrısı bastı ki, hem ağrı hem de bozulan hava yüzünden tırmanışı iptal edip kamp alanına döndüm.

Bir süre sonra güç bela toparlanıp kamp attığım alana yürüdüm. Çadırımı buldum ve üstünde biriken karı kürekle temizledim. Sonra girip uzandım.

Komşu çadırdan bir dağcı arkadaşım, sağ olsun nane çayı ve su torbası hazırlayıp getirdi. Isınıp dinlenirken önerisiyle sürekli bol sıvı tüketmeye devam ettim. Öyle susuz kalmışım ki; tuvalet ihtiyacı bile saatlerce gelmedi.

Şimdi bu deneyimin arkasındaki genel tabloya bakalım.

Yüksek İrtifa Hastalığının (AMS) Belirtileri Nelerdir?

Yüksek irtifa hastalığı öyle anında şak diye birdenbire gelmez, ama belirtileri başlar. Asıl önemlisi, bunu basit yorgunluğa verip görmezden gelmemektir. Yüksek irtifaya çıktığınızda aklimatizasyon eksikliği varsa şunları yaşayacağınızı mutlaka bilmelisiniz.

  • Zonklayıcı Baş Ağrısı: Genellikle ilk 10 saat içerisinde belirgin ilk işaret. Başınız tahammül edilmez şekilde ağrır, bulunduğunuz yere bitkin halde çöküp uyuma isteği yaratır. Acilen su tüketimini artırmanız gerekir.
  • Baş Dönmesi ve Sersemlik (Dağ Sarhoşluğu): Dengenin bozulması halidir. İnsan kendini ruh gibi hisseder. Dağda sırt çantasıyla rotada ilerlerken gözleriniz kapanır ve ayakta yürürken uyuklarsınız. Mantıklı kararlar vermek zordur. Sinirli ve agresif davranışlar gösterilebilir.
  • Halsizlik ve Erken Yorulma: Normalde rahatça yürüyeceğiniz eğimlerde bile nefes nefese kalırsınız.
  • Mide Bulantısı ve İştahsızlık: Karnınız açtır ama ağzınıza tek bir lokma bile koymak istemezsiniz. Katı yiyeceklere pek tahammül edilemez. Böylesi durumlarda en iyisi tarhana ve benzeri yöresel çorbalar içmek. Bunun sebebi; mideyi yatıştırması, sıvı tüketimini artırması ve su içme ihtiyacınızı tetiklemesidir.
  • Uyku Bozuklukları: Gece çadırda bir türlü derin uykuya dalamamak, kesik kesik uyumaktır. Uyurken de karmaşık rüyalar görülebilir.

Eğer bunlar varsa; dağ size “Dur ve dinlen, daha fazla yükselme” diyordur. Fakat dinlemeyip inatla tırmanışa devam etmek ölümcül olan Yüksek İrtifa Beyin Ödemi (HACE) veya Yüksek İrtifa Akciğer Ödemi (HAPE) tablolarına davetiye çıkartır.

Yüksek İrtifa Hastalığından Korunma

Şunu özellikle vurgulamak istiyorum; Dağcılık asla gözü karalık değildir. Yüksek irtifanın etkilerini minimuma indirmek için şu altın kuralları çantamızdan eksik etmiyoruz..

Aklimatizasyon (İrtifaya Alışma)

Dağcılığın en eski ve en geçerli kuralı, “Yükseğe tırman, alçakta uyu.” mantığıdır. Gün içinde daha yüksek irtifalara çıkıp vücudu basınca maruz bırakın, ancak uyuyacağınız kamp yeri bir önceki noktadan alçakta olsun. Vücuda alyuvar (kırmızı kan hücresi) üretmesi için zaman tanıyın.

Adımlarınızı Yavaşlatın (Tembel Adımı)

Zirve kaçmıyor! Yüksek irtifada “tembel adımı” dediğimiz tempo uygulanmalıdır. Ciğerlerinizi zorlamayacak, nabzınızı fırlatmayacak, kaplumbağa yürüyüşü gibi ritmik ve sakin adımlarla ilerleyin.

Geçenlerde Aladağlar tırmanışında kamp attığımız yerde bir dağcı vardı. Kadın yüksek irtifaya uyum için 3 gün orada kamp yapıyormuş Biz, çevre zirvelere solo tırmanışlar yapıp geri dönerken kendisi hala kamp yapmaya devam ediyordu.

Su, Su ve Yine Su!

Yüksek irtifada kuru hava ve hızlanan solunum nedeniyle vücut tahmin ettiğinizden çok daha hızlı su kaybeder. Susamayı beklemeden, su ihtiyacını güne yayarak en az 4 litre sıvı tüketmelisiniz.

Eğer suyu kar eriterek elde ediyorsanız içine mutlaka elektrolit veya hafif tuz/şeker takviyeleri eklemelisiniz.

Eriyen kar suyu kayalık veya toprağa temas ederek akıyorsa gerekli mineralleri toplayarak saf su olmaktan çıkar. Yani suyun mineral açısından zenginleşir.

Ancak mikrobiyolojik güvenliği ayrı bir meseledir.

Kaynağı mutlaka gözle değerlendirip kendi tecrübenize güvenin. Böyle bir kaynaktan su alıyorsanız yukarıda başka dağcıların tuvalet güzergâhı olarak kullanmadığından emin olun.

Karbonhidratı Eksik Etmeyin

Yüksek irtifada yağ ve proteinleri sindirmek zordur ve öncelikle kolay sindirilebilir yüksek enerjili karbonhidratlar (yani makarna, bulgur, peksimet, kuruyemiş ve kurutulmuş meyveler) tercih ederiz.

Fakat dağcılık faaliyetinde asla protein almayacağımız anlamına gelmez. Bunu bir vücut geliştirme sporcusunun çalışma sistemi gibi düşünün. İleri düzey Vücut geliştirme yapan insan, ağır idman öncesi bol karbonhidrat alır ve idman sonrası whey protein içeren besinleri tüketir.

Kısacası biz de zirveden dönüp normal irtifaya geçtiğimizde yorulan kaslarımızı beslemek için bunu uygularız.

Son Söz: Zirve Sadece Bir Detaydır

Dağcının uzmanlığı, ne kadar yüksek zirveye çıktığıyla değil, ne zaman geri döneceğini bilmesiyle ölçülür. O gün zirveye değil, kamp alanına dönmeyi seçersiniz, başka gün geriye dönüp baktığınızda doğru karar olduğunu anlarsınız. Ve dağcılık tehlikeli değil, aldığınız gerçek bir keyif olur.

Dağ her zaman orada duracak… Sağlığınız yerindeyse heybetine saygı duyup bir gün yine gelirsiniz. Rüzgarınız arkadan essin, adımlarınız sağlam olsun!

Bu yazıyı okuduysanız; Dağcılığın tehlikeleri ve dağ kazaları adlı diğer yazıma da göz atmanız yerinde olacaktır.

NOT:

Bu makalede kaleme aldığım bilgiler, dağcılık tecrübem ve saha güvenlik prensiplerime dayanıyor.

Dağcılık faaliyetlerinizi Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF), onaylı dağcılık kulüpleri (Klos dağcılık) veya üniversitelerin dağcılık topluluklarından alacağınız eğitimlerle pekiştirmeniz önemlidir.

Tüm makale yazılarımı okumak için; özgün içeriklerimin yer aldığı Dağcılık ve Kamp rehberi kategori sayfasını ziyaret etmeyi unutmayın.


Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

Popüler

Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin