İnternetten alışveriş yapmak artık ekmek, su almak gibi bir şey oldu. Telefona iki tık tık yapıyoruz, ertesi gün mal kapıda.

İyi, güzel de; ekran arkası derya deniz, bazen kurtlar sofrası. Süslü fotoğraflara, %50 çığırtkanlıklarına aldanıp parasını çarçur eden, kargodan gelen paketi açınca hüsrana uğrayan çok insan var.

Bir üretici ve dijital tezgahın mutfağından; internetten alışveriş yaparken çarpılıp paranızı çöpe atmamanın kurallarını anlatacağım. Kulak kabartın! Bu taktikler sizi bilinçli tüketici yapacak.

Bedava Peynir Sadece Fare Kapanında Olur!

İnternette gezinirken bir bakıyorsunuz, piyasası 10 lira olan ürün başka ilanda 5 liraya satılıyor. Altında “Flaş kampanya, şok fiyat” yazıyor.

Hemen eliniz sepete gidiyor değil mi? Yapmayın.

Bir malın, kullanılan malzemenin ederi vardır. Eğer ürün değerinin çok altındaysa, ya malzemesinden çalınmıştır, ya merdiven altı çakma üründür. Yarın elinizde patladığında karşınızda muhatap bulamazsınız.

İnternette ucuza mal aldığını sanıp sevinenler, genelde iki gün sonra çöpe atıp doğrusunu almak için tekrar para ödeyenlerdir.

Ucuz etin yahnisi internette de yenmez. Fare kapanındaki peynir sadece fareyi kapana sıkıştırmak içindir.

Sadece Yıldızlara Değil, Yorumların Rengine Bakın

Alışveriş yaparken hemen ürünün altındaki beş yıldızlı yorumlara bakıp gaza geliyoruz. Yahu durun bir dakika. Bugün dijital dünyada “sahte yorum” dediğimiz bir sektör var. Parayı bastıran, bot hesaplara kendi ürününü övdürüyor.

Peki, gerçeği nasıl anlayacağız? Gidin ve o bir iki yıldız veren dertli müşterilerin ne yazdığını okuyun.

Eğer “Kargo geç geldi” diye bir yıldız vermişse, bu tolere edilebilir, suç kargocudadır. Veya satıcı o sırada yoğundur. Fakat birden fazla kişi “Malzeme kalitesiz, beden ölçüsü tutmuyor, satıcı ilgilenmiyor” yazmışsa oradan arkana bakmadan kaçacaksın.

Malın kalitesini övenlerden ziyade, canı yananların ne dediği gerçeği fısıldar. Ancak her olumsuz yorumun arkasında yatan nedeni bilemezsiniz. Bazen birileri gelip kendi hatasını satıcıya atmak istiyor olabilir. Bunu internet alışverişinde zor müşteri yönetimi adlı yazımda da gerçek hikayelerle kaleme almıştım.

Dev Pazaryerlerine Bakıp mağazayı Google’da Aratın

İşte size en baba taktik. Meşhur alışveriş sitelerinde bir ürün beğendiniz diyelim. Satıcının adına bakın. Orada mağaza adı yazar. Hemen pazaryerinden çıkın, Google’a girip o satıcının kendi internet sitesi var mı diye bakın.

Neden mi? Çünkü pazaryeri online e ticaret platformları esnaftan astronomik komisyonlar keser. Onlar da mecburen bu komisyonu ürünün fiyatına yansıtır. Eğer esnafın kendi web sitesini bulursanız, aynı ürün kendi dükkanında %15 daha uygundur. Hem paranız cebinizde kalır hem doğrudan muhatap olursunuz.

Hakem Heyetine Koşan Müşteri Nerede Zararlı Çıkıyor?

Bugün internet alışverişinde bildiğimiz dev pazaryerlerinden mal alıp sorun yaşayan binlerce insan var. Derdine derman bulamadığı için Tüketici Hakem Heyetlerinin kapısını aşındırıyor. Dijital tezgahın mutfağında buna çok kez şahit olduk.

Müşteri pazaryerinden sipariş veriyor, bir süre sonra usulsüz iade etmeye çalışıyor. Talep reddedilip ürün geri gönderildiğinde ise hemen Hakem Heyetine koşuyor.

Sonuçta olan yine müşteriye oluyor.

Tüketici Hakem Heyeti sonucu genelde aylar sürüyor. Mağdur müşteri sürekli yükselen piyasa fiyatları yüzünden zarar görüyor. Halbuki inada bindirmek yerine, satıcıyla düzgün bir dille konuşup ortak çözüm talep edebilir. Günün sonunda hem zamandan kazanacak hem karlı çıkacak.

Gerçek esnaflık da bilinçli tüketicilik de klavye arkasından zıtlaşmakla değil, doğru iletişimle olur.

Sipariş Öncesi Şunlara Mutlaka Dikkat edin

Günümüzde internetten alışveriş yapmak kolaydır. Ancak sipariş vermeden önce bu altın kuralları iyice gözden geçirin.

  • İnternetten bir şey alırken, ne aldığınızı bilin ve araştırın.
  • Sadece yıldızlı yorumlara aldanmayın. Ürün açıklamalarını ve detayları okuyun, satıcı firmayı Google’da mutlaka araştırın.
  • Yetkili, güvenilir ve marka otoritesi olan satıcıları tercih etmeye özen gösterin.
  • Fiyat araştırması yaparken, bir ürünün neden piyasanın çok altında veya üstünde olduğunu iyi öğrenin.
  • Fiyatı baştan araştırın. Siparişi verdikten sonra başka yerde daha ucuzunu görüp ürünü iade etmek ve diğer yerden almak hoş karşılanmaz. Bu eminim size de yakışmaz. Giren girmiş, çıkan çıkmıştır.
  • Maddi değeri yüksek, içeriği hassas veya kargoda taşınması narin ürünlerde, piyasa ortalamasının altındaki şüpheli fiyatlardan arkanızı dönüp koşarak kaçın.
  • Alacağınız malı mümkünse önce fiziki bir mağazada görüp test edin, ardından internet konforuyla sipariş verin. Ben hep böyle yapıyorum.
  • Sağlık ürünlerini riske atmayın; Kesinlikle eczaneden veya yetkili medikal firmalardan alın. İnternetten kaynağı belirsiz performans artırıcı ürünler sipariş edilmez. Utanıp çekinmeden doktora gidin 🙂
  • İnternette önünüze düşen tatil paketlerini satın alırken fiyatın mantık sınırlarını düşünün. Gördüğünüz cazip fiyatı, doğrudan otelin veya turizm acentesinin kendisini arayarak teyit edin.

Sözün Özü

İnternet dünyası büyük pazaryeri, ama eski usul esnaf uyanıklığı da şart.

Dijital ortamda çekilip filtrelenmiş fotoğrafın süsüne, fiyatın ucuzluğuna bakmayın. Malın arkasındaki ustaya, markanın dürüstlüğüne yatırım yapın.

Özellikle sosyal medya Facebook reklamları ile önünüze düşen ürünlerde, alışverişi sadece klavyeyle değil, aklınızla yapın. Aldığınız mal evinizin bir köşesinde çöp değil, derdinizin dermanı olsun.

Hayırlı ve kesenize bereketli alışverişler diliyorum.

Sık okunan diğer yazım; Yapay zekanın gelecekte mesleklere etkisi ve ne yönde ilerleyeceği..


Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

Popüler

Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin