Diyabetin en önemli sebebi, genetik yatkınlık ve yanlış beslenmedir. Çağımızın vebası gibi sardı. Artık hemen her yaşta görülür oldu.
Vücudumuz kapitalist çağın bize dayattığı basit şeker ve karbonhidratla beslensin diye tasarlanmadı. Sürekli şeker, karbonhidrat ve zararlı yağlara maruz kalınca genetiğimiz bozuldu.
Yani aslında kendi ellerimizle kötü beslenerek diyabet ve kansere davetiye çıkarıyoruz. Bu sorun hızlı yaşamda gençlerde bile alışkanlık oldu.
Şeker (diyabet) hastalığının sebebi, masumiyetini kaybeden sofralardır. Akciğer kanserinden sigarayı, karaciğer hastalıklarından alkolü sorumlu tutuyoruz. Ancak kimse yiyip içtiğimiz gıdaları sorgulamıyor.
Diyabeti daha düne kadar “yaşlı insan hastalığı” olarak bilirdik. “Dedemizin, ninemizin şekeri var” der geçerdik. Bugün bakıyoruz; 20 yaşında insanlar diyabet hastası. Üstelik öyle obez falan da değil, çoğu fit vücuda sahip.
Kendinizi neden zehirle besliyorsunuz!
Ne kadar zararlı yiyecek varsa onu yiyoruz. Aşırı miktarda karbonhidrat ve şeker yüklenince, vücudumuz insülin hormonuna karşı direnç göstermeye başlıyor.
Zararlı beslenme alışkanlığı önce gizli şekerle bize uyarı veriyor, sonrası zamanla artık diyabet hastalığı gelişiyor.
Yüzümüze gülen sinsi şeytanlar!
İçeriğine kırk çeşit koruyucu katılmış hazır paket tatlılar, pastalar, börekler, gazlı içecekler. Adına “Fast Food” dedikleri zararlı trans yağ dolu işlenmiş gıdalar hayatımızın merkezine oturdu.
Bunların hiçbiri gıda değil, yüzümüze gülen sinsi birer şeytan!
“Şeker zararlı” diyerek yerine yapay bir tatlandırıcı çıkardılar. Onların hiç bir masumiyeti yok, bilakis daha beter ve kanserojen.
Bağırsak floramız darmadağın oldu. Çünkü içinde bol katkı bulunan endüstriyel yiyecekler, hormonlar ve bilinçsizce alınan antibiyotikler varken bağırsak sağlığı mı kalır? İnsanlar doktora danışmadan kafasına göre antibiyotik kullanıyor.
Ekmeğimizle oynayarak buğdayın genetiğini değiştirdiler. Bizi 2. Dünya Savaşı’nda aç bırakmadılar, ama hasta edip müşteri yaptılar.
Bugün gıdaları yeterli miktarda tüketsek bile, içinden gerekli vitamin ve mineralleri alamıyoruz. Öyle ki, birçok insan hangi meyvenin hangi mevsimde yetiştiğini bile unuttu.
Bu, gerçekten trajedi. Çünkü marketlerde yılın 12 ayı boyunca aklınıza gelen her şeye ulaşmak mümkün.
Yaşadığım bir sera Anısı:
Size 2016 yılından ilginç bir anımı anlatayım: Çanakkale’de bir arkadaşımın aile işletmesi olan sera çiftliğini ziyaret etmiştim. Kış mevsimiydi; tarlalara bakan manzaralı bir bahçede, şömine başında kahvaltıya oturduk.
Sofrada harika bir serpme kahvaltı var; kuş sütü eksik… Ama domates yok! Bilmem kaç dönümlük tarlanın içindeyiz, neden iki domates koparıp masaya koymadığını merak edince aldığım cevap tokat gibiydi:
“Mevsimi değil ki beya! İki gün içinde büyüyen hormonlu domates yenmez ki…”
Şimdi diyeceksiniz ki; “O halde neden satıyor?”
Bu bir ticaret, ekmek kapısı. Ancak böyle olması sizin mevsimi olmayan bir ürünü alıp yemeniz anlamına gelmiyor. Satıcı bile yemediği ürünü satmak zorundaysa, tüketici olarak seçici olma sorumluluğu bize ait değil mi..
Şeker hastalığına çözüm: Neyi yemeli, Neyi yememeli
Kanser ve diyabeti bugün doğru gıdalarla (eğer ailede genetik yatkınlığınız yoksa) önemli derecede engellersiniz.
Hayatınızdan önce şekeri ve karbonhidratı çıkarın ya da iyice azaltın. Bunları yapınca sadece birkaç ay içinde test sonuçlarınızda şekerin normal sınırlara gerilediğini göreceksiniz.
Ancak kendinize aşırı katı kurallar koymayın, arada kendinizi ödüllendirin. Örneğin; Kuru fasülye suyuna ekmek bandırmadan yemek olmaz, balığın üstüne irmik yemeden durulmaz. Yapın, ama abartmayın!
Diyabete Karşı Yasaklı Gıdalar:
- Karbonhidrat: Ekmek ve her türlü unlu mamul hayatınızdan çıkmalı. Makarna, pilav, patates yok edilmeli. Ambalajlı tatlı abur cubur tüketmeyi kesmelisiniz.
- Şeker: Beynimiz ekmeği ve karbonhidratı şeker olarak algılar. Tatlılar, gazlı içecekler ve ambalajlı ürünler sizi doğrudan diyabet hastalığına davet eder.
Yemesi Serbest Olan Gıdalar:
- Mevsiminde Sebzeler: Patlıcan, ıspanak, pırasa, lahana, kereviz, bamya, taze fasülye, brokoli ve karnıbahar.
- Doğal ürünler: Ev yapımı yoğurt, peynirler, zeytin, bol yeşillik, soğan, sarımsak, doğal turşu
- Proteinler: Et, tavuk, balık, yumurta, sakatatlar. Ancak bunları bunları ızgara ya da fırın olarak tüketin. Tavada ayçiçek yağı ile kızartmak yanlış.
- Sağlıklı Atıştırmalıklar: Çiğ fındık, antep fıstığı, yer fıstığı, ceviz, kabak çekirdeği, kuru meyveler tahin helvası.
Küçük ipucu: Dilimlenmiş muz ve kivinin üzerini tahin-pekmez ve biraz balla süsleyin, zehir yerine sağlıklı bir tatlı hazırlayın.
Saatlerce aynı kızgın yağda pişen hamur tatlılarından çok daha sağlıklı olduğuna kuşkunuz olamasın.
Sizi Sadece İlaçlar Kurtarmaz:

Kullandığınız ilaçlar sadece yardımcı birer araçtır. Hayatınızı bir sihir gibi ilaçlara adamayın.
Şunu aklınıza yerleştirin: Ne kadar diyabet ilacı kullanırsanız kullanın, her sabah reçellere gömülür, gün boyu “fast food” tüketir ve yeterince su içmezseniz hiçbir ilaç sizi korumaz. Ömür boyu bağımlısı olur, sonunda insüline bile geçersiniz.
Eski topraklar
Eskiden köyde yaşayan ninelerimiz, dedelerimiz sürekli ilaç mı kullanıyordu? İnanın ama belki çoğu doktor yüzü bile görmedi. Çünkü insanın yaradılış doğasına uygun beslendiler. Her şeyi mevsiminde ve özünde yediler. İşte bu sebeple hastalık yüzü görmediler.
Bugün 19 yaşındaki genç bir insanın açlık kan şekeri 130 çıkıyorsa, ailede ciddi diyabet öyküsü de yoksa varın gerisini siz hesaplayın. Bu kişi öncelikle yeme içme alışkanlıklarını gözden geçirmeli.
Spor Yaparak Diyabeti Engelleyin:

Diyabet riskine karşı düzenli spor yapın, şekere meydan okuyun. Hareketli yaşam ve sporun tek faydası kas yapmak veya zayıflamak değildir.
Spor yaptığınızda hücreler insülini daha etkili kullanmaya başlar. Yani vücudun kan şekerini hücre içine sokmak için daha az çaba sarf eder.
Kaslarınız spor esnasında enerjiye ihtiyaç duyar. İşte her şey burada devreye girer. Vücudunuz kandaki fazla glikozu (şekeri) yakıt olarak kullanır. Sonra depolanmış şekeri harcar.
Bilimsel araştırmalar, haftada ortalama 150 dakikalık normal tempolu yürüyüşün bile Tip 2 diyabet riskini %30 oranında azalttığını gösteriyor. Asansörü beklemeyin, az kıçınızı oynatın.
Son söz:
- Günümüzün yoğun temposunda spor ve sağlıklı beslenme size zor gelmesin. Düzenli yürüyüş yapın.
- Diyabet hastalığına karşı içi boş gıdalar yerine değerli yiyeceklere odaklanın.
- Değerli gıda demek fiyatı pahalı olan değildir, besleyici, doğal ve sağlıklı olandır.
- Vücudunuz bir emanet, ona iyi bakın.
- İnsanın en iyi doktoru kendisidir.
Sağlık üzerine diğer yazılarımı SAĞLIK KATEGORİ sayfasından okuyabilirsiniz. Ayrıca bir çok insan yaşadığı bazı sağlık sorunlarını ilk önce internetten araştırmaya başlıyor. Beyaz önlüğün arkasındaki mesafeyi ve Bu konuda ele aldığım konuları farkındalık/psikoloji kategorisinden okumanızı öneririm.





Bir Cevap Yazın