Geçen akşam Kadıköy çarşı içinde kahvecilerin orada oturuyorum. Sıkışık masaların arasında hemen yanı bitişiğimde oturan 5 kişilik bir gurup var.
Hepsi 20 li yaşlarda. Kızlar oldukça neşeli, ama kıkır kikir sohbet ederken dakikalarca selfie çekebilmek için uğraşıyorlar.
Biri telefonu uzatıyor, böyle evirip çeviriyor. Şekilden şekile giriyor, dudağını ısırıyor, kaşını eğiyor;
”Arka karanlık çıktı, şurası bulanık oldu, senin kafandan başımın kenarı görünmedi” derken sürekli bir daha bir daha çek dur.
Anam bismillah, artık dayanamadım;
Arkadaşlar verin şu telefonu, diyerek ellerinden aleti aldım. Verdiler. Hemen iki poz çektim. Çok da güzel çıktı ve beğendiler. Hemen sosyal medyada oraya buraya paylaşmaya başladılar.
Bu kadar basit ve bunu neden anlatıyorum?
Bu telefonların ön tarafına kamera konduğu günden beri özçekim dedikleri olay iyice yaygınlaştı. İnsanlar tutup kendi kendini çekiyor. Gerektiğinde elbette güzel, ancak çevrede onları çekecek insan varken bunu yapmaları saçma degil mi?
Üstelik toplu arkadaş gurubunda özçekim yapan kişi, o karede yüzünü ve pozu ayarlarken komik görünüyor. Arkada güzel bir kare, ön tarafta sırıtan garip bir kafa. Ve işte o kafa fotoğrafı bozuyor tıpkı apartman dairesinin önüne gelişigüzel bırakılmış çöp poşetleri gibi.
Bir de sosyal medyada fotoğraflarının neredeyse tamamı özçekim olan insanlar var. Kafasından başka görünen yeri yok.
Arada hiç değilse götüyle göbeğiyle paylaşmalı. Bir eylem katmalı. Fotoğraf çekilmeyi seviyor olabilir, tamam, ama sürekli aynı poz olmasın.
Bundan bir kaç ay önce, bir gazetenin hafta sonu ekinde okumuştum;
Almanya’ da bilmem ne üniversitesinin 4 yıl boyunca yaptığı araştırmaya göre, sürekli bu şekilde davranmayı alışkanlık haline getiren insanlar duygu durum bozukluğu ve asosyal olduğu yönünde bulgular edinilmiş.





Bir Cevap Yazın