Şu toplu taşıma araçlarında kapı ağzında dikilen insanlara sinir oluyorum.
Özellikle otobüs veya metrobüs önünde dolu diye ona binmiyor, bari iki adım kenara çekil de binen rahat binsin. Ya da müsaade et inen insin.
Olay aslında inip binmekle bitmiyor. Giren kapının ağzında bekliyor, koridora doğru ilerleyen yok. Millet inmesi rahat olsun, kolay ineyim diye orada birikiyor.
Hani özellikle şu metrobüslerin körüklü olan kısım var ya, nah o bölge hep boş. Sanki orada sifonu bozuk kenef var da kokusu adamları bayıltıyor.
Sinirlenip posta koydum, milletin bir bakışı var. Kendimi tren gibi hissettim. Hafif bir kıpırdanma oldu, araba tümsekten geçerken zank zung etme esnasında koridora doğru kaymaya başladılar..
Sonra tekrar dönüp bakıyorlar.
Neyime bakıyorsun…
Kadın inecek, elinde tekerlekli valiz var. Önündeki adamlar ahırda kürüne bağlanmış geviş getiren sığır gibi ona bakarak öylece duruyor.
Az beri çekil, insin..
Ama yok, nerde…
Bizim toplum bir garip. Çocuk arabası ve yaşlılar için ayrılmış yere de gencecik insanlar yayılmış geviş getirerek oturuyor. Kalkıp büyüğüne yer vermek yok. İnanın ki sığır olsa yapmaz.
Zaten kimseye bir şey denmiyor. Herkesin ya elinde telefon ya kulağında kulaklık. Göz ve kulak her şeye kapalı.





Bir Cevap Yazın