Dil, insanın zihnindeki odaların anahtarıdır. Hangi kelimeyi seçtiğimiz ve sadece ne söylediğinizi değil, aslında karşımızdakine ne biçtiğimizi de fısıldar. Bugün kulak tırmalayan sahte nezaket sosuna batırılmış ‘’bayan’’ kelimesini masaya yatırmak istiyorum.

Kadına Neden “Bayan” deniyor?

Bayan kelimesi, bana göre kibarlıktan ziyade itici mesafeyi barındırıyor. İnsanlar “Kadın” demek kaba bir şeymiş gibi düşünüyor. Bu toprakların öz ve asil kelimesini sanki suç gibi görüyorlar.

Bu yüzden ondan kaçıp “Bayan” limanına sığınıyor. Oysa nezaket gösterisi değil, henüz gelişmekte olan toplum için zihniyet rahatsızlığı demek biraz daha yerinde olur.

Bayan Hitap mı, Kimlik mi?

Bayan kelimesinde meseleyi doğru anlamak lazım; “Bayan” aslında hitaptır, tıpkı “Bay” gibi. Ancak bizde erkeklere “Baylar topluluğu” denmezken, konu kadınlara gelince hemen “Bayanlar” furyası başlıyor.

Kadını ismiyle, cismiyle birey olarak kabul etmek yerine hitap nesnesi haline getirip paketliyoruz. Üstelik bunu özellikle kadınların kendisi yapıyor.

Adını bilmediğimiz için bir kadına sokakta; ‘’Pardon, bayan kartınızı düşürdünüz’’ diye seslenilebilir.

Ama bir kadın kendisi için; ‘’ biz bayanlar kuaförde işimiz uzun sürüyor, daha erken çıkmamız lazım yetişmek için’’ veya ‘’ Ben eskiden zayıf bayandım, sigarayı bırakınca biraz kilo aldım’’ diyerek bu hitabı kimlik haline getirmesini doğru bulmuyorum.

Dikkatli gözlemlerseniz bu dediğimi bir kültürden çıkıp sonradan modernleşen kadınların daha sık yaptığına şahit olabilirsiniz.

TDK’ya Göre Kadın ve Bayan Arasındaki Fark Nedir?

TDK’ya göre dişi cinsiyetindeki yetişkin insana kadın denir. Bu biyolojik gerçektir ve kelimeden kaçınmak, aslında kimliğe karşı duyulan gizli çekinceyi ele verir.

8 Mart’ta çiçek uzatıp “Bayanlar gününüz kutlu olsun” diyenlerin, kalan 364 gün “Kadın” demeye dillerinin varmaması da bu samimiyetsizliği gösterir.

Bizim Dilimizin Zarafeti ve “Hanım” Kültürü

Kendi kültürümüzde saygı ve samimiyeti korumanın yolu “Bayan” demekten geçmiyor. Bizde isimlerin sonuna gelen “Hanım” takısı vardır ki, dünyadaki en zarif seslenişlerden biridir.

“Yasemin Hanım” dediğinizde saygıyı, “Alev Kızım” dediğinizde samimiyeti verirsiniz.

Batı’nın “Madam” ya da “Mösyö”sü onların dilinde çok güzeldir. Ancak kendi toprağımızda kadın demek ayıp değildir. Asıl; Kadın kavramını nazikleştirmeye çalışırken bayanlaştırıp içini boşaltmak ayıptır.

“Karı” Kelimesi Argo mu, Bilgelik mi?

Bazen modernleşelim derken kelimelerin gücünü ve kökenini fazlasıyla unutup gidiyoruz. Bugün argo haline getirilen “Karı” kelimesinin kökeni aslında özbeöz Türkçedir.

“Karı-” fiili yaşlanmak, tecrübe kazanmak demektir. Daha sonra evli kadın için kullanılmıştır.

“Karı-Koca” Kavramının Türkçedeki Gerçek Anlamı

Eskiden henüz düne kadar nikah memurları “Sizi karı-koca ilan ediyorum” derdi. Bu, “birlikte yaşlanacak, ömür tüketecek hayat arkadaşları” anlamına gelen güçlü ve sarsılmaz bağdır.

Bugün bu kelimenin argo gibi algılanması tamamen zihniyet meselesidir. Sokak ağzında ve özellikle dizilere dikkat edin. Bu kelime cımbızla seçile seçile anlam yüklenip kirletildi. Oysa kelimenin suçu yok, hangi niyetle kullandığımız önemli.

Eş meselesi: Abi Çorap mısın Ayakkabı mı

İnsanlar “eş” kelimesini kullanırken modern görünmeye çalışıyor. Karı” kelimesinin argo sanılması ve “Koca” kelimesinin kimi çevrelerce biraz “geleneksel” bulunması muhtemelen insanları güvenli limana yöneltmiş olabilir.

Ancak nazik olsun diye tercih edilen “eş” kelimesi, köklü yaşanmışlığın yanında oldukça zayıf ve çiğ kalıyor.

Anadolu’nun meşhur feraseti bu kavramları cinsiyetin ötesinde varoluş mücadelesiyle birleştiriyor. Bunu daha iyi ifade edebilmek için kurguladığım şu diyaloğu ele alalım;

“Adamlık öğreneceksen şu kadına bak! Sabah hayvanların yemini verdi, çocukları okula gönderdi, öğlene kalmadan bostan suladı. Akşam yemeği yetiştirip, inekleri sağıp ahırı kapatacak…Sen kahve köşelerinde akşama kadar çay için kağıt oynayarak günü bitiriyorsun. Kış gelecek ama ne odun kırdığın var, ne akan çatıyı onardığın.”

Buradaki “Kadın” ve ‘’adam’’ vurgusu emeğin, gücün, bilgeliğin ve yaşanmışlığın dik duruş özetidir.

Kelimelerimize Sahip Çıkalım

Kadın – Erkek, Karı – Koca, Adam – İnsanoğlu… Kavramlar yerli yerinde güzel. Kelimelerimize sahip çıktığımız, kadının emeğinin ve isminin her alanda “bayanlaştırılmadan” değer gördüğü bir dünya önemli.

Çünkü doğru kelime, doğru zihniyetin ilk adımıdır…


Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

Popüler

Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin