Gökyüzünü külrengi bulutlar kapladı. Sanki derin bir nefes alıyor, göğüs kafesi daralmış gibi ıkınıyor. Kuşlar, fırtına öncesi o telaşlı kanat çırpışlarıyla bir oraya bir buraya savruluyor.

Önce sert bir rüzgar esiyor. Ağaçları, tozları, hatıraları sarsıyor ve yorulup bir köşede dinlenmeye çekiliyor. Sonra peşinden bereketiyle yağmur geliyor.

İşte o an, hayatın koşturmacasına kısa bir mola verip balkona kuruldum. Masamda mütevazı ama gerçek bir ziyafet var.

Küp küp kesilmiş eski kaşar, üzerine kırmızı pul biber serpilmiş haşlanmış yumurta, az turşu ve buz gibi bira.

Saksıdan kopardığım iki tutam maydanoz ve yaş soğanı da katık ettim yanına. Zaten Nisan geldi, toprağı havalandırıp biberleri dikeriz.

Doğanın Dengesine İsyandır Yağmuru Sevmemek..

Severim yağmuru, ama seveni de yağmur kadar severim. Doğanın dengesine isyandır yağmuru sevmemek.

Bazı insanlar söyleniyor ve duyuyorum;
“Ayyy, bugün tam da şeye gidecektik tühh.. Aman aman bu bu gri hava ruhumu daraltıyor” diyorlar.

Sanırsın bahçesinde büyük bir tadilat var, yeni beton dökmüş de yağmur bozacak. Ya da çatısı akıyor da eli belinde bekliyor.

Yahu, onuncu katta oturuyorsun! Camdan dışarı dünyayı izliyor ama yağmuru sevmiyor. Sanki bodrum katta yaşıyor da evi su basacak…

Kupkuru, dili damağı susuzluktan çatlayan barajlardan haberi yok. Musluktan akan suyun yer altında sihirle kaynadığını sanıyorlar galiba.

Hani onlar için Allah farklı gezegenden görünmez hortum çekmiş de su fışkırtıyor. (töbe)

Yağmur yağmasa toprak küser, toprak küserse sofra boş kalır. Ona hayır, buna hayır… Peki nedir abi bu bitmek bilmeyen memnuniyetsizlik?

Yağmur Sonrası Toprak Kokusu

Yağmur şehirde yaşamı biraz yavaşlatır, trafiği zorlaştırır ama bir arınmadır. Şehirli insan sızlanırken, köydeki çiftçinin umududur gri bulutlar.

Hiç ormanda, sağanak yağış altında bir çadırda uyudunuz mu?

Ben sayısız kere yaşadım o eşsiz duyguyu. Yağmur biter, çadırın tentesine düşen o son damlalar susmak bilmez.

Tık, tık, tık… Bir ninni gibi gelir insana.

Hele yağmurdan sonra gelen toprağın yoğun kokusu… Aklını başından alır, seni özüne döndürür.

İnce ince yağarken doğada ya da şehrin ara sokaklarında ıslanmaktan korkmadan uzun yürüyüş yaptınız mı?

Islandıkça ağırlaşan kıyafetlerin değil, hafifleyen ruhun keyfi bambaşkadır. O yürüyüşün ardından eve dönüp demini almış sıcak bir çay içmenin lezzetini hangi lüks yaşam ortamı verebilir?

Türkiye’ de Mevsimler bir Nimet

Türkiye topraklarında doğa bize her mevsimi hakkaniyetle eşitçe sunuyor. Ama gel de bunu bu nimete şükretmeyenlere, yağmuru sadece “ıslanmak” sananlara anlat…

Yağmur öncesi o basık, boğuk ve sakin hava aslında bir hazırlıktır. Çatılara kadar inen bulutlar şehri kucaklar. Kuşlar alelacele yuvalarına kaçarken, hazırlıksız yakalanan insanların koşturması aslında hayatın ne kadar canlı olduğunun kanıtıdır.

Gök Gürültüsü

Gök gürültüsüne bayılırım. Kendimi bildim bileli gezegende en sevdiğim doğal ses. O devasa gürültü doğanın gücünü hatırlatır.

Hele gece elektrikler kesilirse…

İşte o zaman vaktin tadına doyum olmaz. Karanlığın içinde bir mum ışığı, elinde sıcak bir kahve ve dışarıda patlayan muazzam şimşek gösterisi..

(Ancak böylesi durumlarda korku filmi izlemeyin )

Berekettir yağmur. Huzurdur, dengedir, besindir. Gökyüzünün yeryüzüne ikramıdır. Bittikten sonra çatılardan süzülen o son damlaların şıplama sesidir..


Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

“Yağmurla Gelen Huzur ve Toprak Kokusu” için bir yanıt

  1. En sevdiğim koku yağmur sonrası toprak kokusu. 👏👏

Bir Cevap Yazın

Popüler

Beyaz Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin